DmC


Her oyun severin aklına yapışıp kalmış, her oyunu onunla kıyasladığı çok önemli bir ismi vardır. Tür ve tarz fark etmez bazıları için. Misal; kimisi Diablo II sever ve tüm oyunları ondaki ruh ile kıyaslamaya çalışır ya da Command & Conquer hastasıdır ve StarCraft bilinen bütün matematiksel dünyalardaki en iyi oyun olsa da onun için fark etmez... İşte Devil May Cry da bu tarzdaki oyunlardan birisidir. Piyasaya çıkan birbirinden farklı dört oyunu ile oyun pazarının altını üstüne getirmeyi başaran seri, uzun süren sessizliğini yeni DmC: Devil May Cry ile bozdu. Seriyi tamamen başa alan bu yeni oyunun adı ise kısaca DmC olarak lanse edildi. Bundan önce tanıdığımız ve kendisiyle birçok maceraya atıldığımız Dante, artık çok daha farklı bir görüntü ile karşımıza çıkmış bulunuyor. O bilindik beyaz saçlı, Japon karizmasını arayanlar şimdiden unutabilirler zira artık kendisi çok daha siyah saçlı bir bünye. Karakter üzerindeki bu önemli değişimin haricindeyse yeni DmC ile birlikte aslında o bildik zebani avlama keyfinden bir ödün vermiyoruz, aksine çok daha farklı bir dövüş sistemi ile oyuna dahil oluyoruz ki zaten DmC'nin en iyi olduğu nokta sanıyoruz geliştirilmiş dövüş mekaniği...



ilgili hizmetlerimiz

  • Web Tasarımı
  • MSN Reklamları